Etiket: aşk ilişkisi

borderline-personality-disorder

Borderline (sınırda) Kişiliğin Aşk İlişkileri Üzerindeki Etkileri

Borderline kişilik ilişkilerini oldukça zorlayıcı ve inişli çıkışlı yaşar. Çoğunlukla ilişkileri hüsranla biter ve hemen yeni bir ilişki arayışına girer. Kalıcı bir ilişki sürdürmek oldukça güçtür, çünkü bu kişiler sevgilisinin/eşinin iyi ya da kötü yönlerini bir arada göremez, dolayısıyla ilişki hep yara alır. Bir gün hoşuna giden bir şey yapan sevgili onun için dünyanın en iyisidir, aynı kişinin hata yapma olasılığını kabul edemez ve hata yaptığı anda dünyanın en kötüsü olur. Sürekli olarak terkedilme ve sevgilinin yok olmasına ilişkin korkuları vardır bu korku ve kaygılar onun ilişkide kontrol edilemez davranışlar ve duygular yaşamasına da sebep olur. Bir kaybı yaşama ve yas tutma becerisi hiçbir zaman gelişmemiştir ve buna dayanacak gücü olmaması nedeniyle terkedilmemek adına ciddi uğraşlar sarf eder.

Hatta bazen çelişik gelse de yakınlaşan sevgiliyi kendinden uzaklaştırıcı davranışlarda bulunur ve sevgilisi kendisinden uzaklaşınca yakınlaşmaya başlar bu davranış dakikalar içinde bile olabilir. Birden değişen bu davranış ve duygu dalgalanması karşındaki kişide de net bir şekilde fark edilir. Burada yaptığı aslında bi nevi bir testtir, sevilebilirliğini ve değerini görmek için yaptığı bilinçdışı bir davranışta diyebiliriz. Ancak borderline kişi bunların hiç birini bilinçli bir şekilde yapmaz.
Borderline kişiler aşırı yakınlıkta boğulma ve işgal edilme duygusuna kapılır ve karşısındakinden uzaklaşmaya başlar. Uzaklık ise yoğun bir korku yaratır ve yapışma hissi doğurur. Mesafeyi bir türlü koruyamaz ya çok uzak ya çok yakın olma isteği içerisinde gidip gelen bir seyri vardır ilişkinin.

Savunma mekanizmalarını oldukça sık kullanırlar. Bölme bunların en başında gelir, karşındaki kişiyi iyi ve kötü görme eğilimi bu yapmış olduğu savunma mekanizmasının bir etkisidir. Sevgilisini/eşini iyi ve kötü yönleriyle bir bütün olarak göremez. Aynı zamanda ilkel savunma mekanizmaları da vardır. Bunlardan biri yansıtmadır, örneğin; kendisinin aldatma fikri ve eylemi olması nedeniyle sevgilisinin onu aldattığını düşünmesi ve suçlaması. Yine bir diğer savunma mekanizması yansıtmalı özdeşim; sevgilisi tarafından flörtöz olmakla suçlanıyor ve bir süre sonra öylemiş gibi düşünmeye ardından kendini suçlamaya başlaması da buna örnek olabilir. İnkâr da en çok kullandığı savunma mekanizmalarındandır. Örneğin; sevgilisinin ondan ayrılmak istemesini kabul edemeyip hala ilişkiyi sürdürme istediği ve hala ilişkide olduğunu düşünmek. Bir diğeri de değersizleştirmedir. Özellikle sevgilisini tamamen kötü olarak algıladığı zamanlarda onu değersizleştirecek söylemlerde ve davranışlarda bulunur, buna ek olarak kendini yüceltici tüm güçlülük dediğimiz savunmayı yaparak karşındaki alt etmeye çalışır.

Ayrıca borderline yapıdaki kişilerin paranoid düşünceleri de vardır, özellikle kıskançlık duygularını perçinleyecek ‘aldatılıyorum’ fikrine hiçbir gerçekliği olmamasına rağmen inanır ve bu nedenle ilişkide büyük tartışmalar çıkararak karşı taraftan hınç alır. Hatta bu fikre inanması nedeniyle kendisi de aldatma eğilimine girerek intikam alma yoluna koyulur. Böylelikle içinde olan öfkeyi eyleme vurarak kısa süreli bir rahatlama sağlar. Bunun dışında bir çok kişi için nispeten önemsiz olan en ufak durum bile borderline yapıdaki kişilerin kontrol edilemez bir öfke yaşamlarına sebep olabilir. En ufak bir detay dünyanın en kötü şeyi olmuşçasına canını yakabilir ve sorun teşkil edebilir.
Aşk ilişkilerine ciddi bir yatırım yapar bütün zihni bununla meşgul ve başka bir şey düşünemez olur. Dolayısıyla iş hayatında ve arkadaşlıkları da aynı düzlemde ilerlemesi nedeniyle bir türlü istikrarlı olamaz ve kalıcı dostluklar kuramaz. Aslında tüm ilişkiler pamuk ipliğine bağlıdır.

Yalnız kalma toleransları oldukça düşüktür. Hayatlarında ilişki yaşamadıkları dönem neredeyse yok gibidir. Biten bir ilişkinin hemen ardından eski ilişkinin yasını tutmadan yeni bir ilişkiye tüm enerjisiyle başlar ve eski ilişkisini tamamen unutmuş ve hiç yaşanmamış gibidir. İlişki yaşayacak herhangi birisini bulamadığı durumlarda aylarca iletişim kurmasa bile arkadaşlarını arayarak sanki dün görüşmüş gibi bir yakınlıkla görüşme ve buluşma talebinde bulunur. Reddedildiği durumlarda da derin bir öfke ve depresif bir duygu durum seyreder ve yeni arayışlara koyulur. Bu dönemde ısrarcı ve işgalci bir hal alabilir. İlişki yaşayacak birini bulduğunda iste tekrar arkadaşlardan uzaklaşır ve tanımıyormuşçasına bir tavır alır.

Hayatı boyunca bu şekilde yaşayabilir ve hep aynı şeylerin yaşadığından bazen yakınsa da farkındalığı oldukça düşüktür. Bunun bir problem olup olmadığıyla ilgili bir fikri olmayabilir. Elbetteki tüm borderline yapıdaki kişiler böyle değildir farkındalığı yüksek olanların bir problem olduğunu anlayarak profesyonel bir yardım alması gerektiğini farkeder. Ancak psikoterapiye başvuruları tam bir farkındalık oluşturmalarından değildir. Genellikle biten bir ilişkinin ardından derin bir depresyon yaşamalarından sonra olur.

Tüm bu yaşanılan süreç çocukluk deneyimleriyle ilgilidir. Bakım veren kişiyle /anneyle kurulan bağın yetişkinlikteki seyridir. Yetişkin olmuş bu birey aslında hala anneden kopamamış ve anneyle kurduğu bu yakın-uzak/ iyi -kötü dengeli olmayan ilişkiyi tekrar etme eğilimi içindedir.

Psikoterapi bu sistemi dengeli hale getirmeye çalışır. Danışanın yaşamış olduğu bu zorlu, inişli çıkışlı süreci önce terapi odasında halletmeye çalışarak gündelik hayatında daha süreğen ve dengeli ilişkiler kurmasını sağlar. Danışanın yaşadığı engeller karşısında duygu durumu kontrol altına alınarak başetme mekanizmaları güçlendirilir.

Uzm.Psk.Gülşah Pınaroğlu

iliskiniz_artik_bitmelimi

İlişkiyi Bitirmekte Neden Zorlanıyoruz ?

Her ilişkinin kendine has bir yaşama biçimi vardır. İki tarafın karakterinden sahnelenen bir oyun gibidir iyisiyle kötüsüyle… Bazı ilişkiler mükemmel denecek kadar güzel giderken bazıları adeta bir işkenceye dönüşüverir. Sağlıklı şekilde yürümüyor maalesef bazı kadın erkek ilişkileri, evlilikler … İnişli çıkışlı hatta fırtınalı olabiliyor. Bunun aksine denizdeki bir tekne gibi fırtınada alabora olsa bile kıyıya yüzerek çıkabilen sağlam temellere dayanan ilişkiler de var. Ancak burada bahsedeceğimiz alabora olmuş ilişkilerin karaya çıktıktan sonra yine sürekli fırtınalarla boğuşması, yani sağlıklı bir ilişkiye devam edememesi olacak . Şöyle düşünelim; bir balıkçı var, ne zaman fırtına çıkacağını biliyor ve daha önce bir fırtınayla boğuşmasına rağmen yine de denizin ortasına vakitli vakitsiz açılıyor. Yani denizi terkedip başka iş bakmak ya da uygun zamanı beklemek yerine fırtınaya atıyor kendini. Tabi ‘parasını kazanıyor balıkçı ne yapsın ?’ diyenler olacaktır. Evet işte tam da burada ihtiyaçların önemini vurgulamak istiyorum. İhtiyaçları maddi ve manevi olarak 2’ye ayırsak sanırım uygun olacaktır. Ama en maddi şeyde bile manevi bir ihtiyaç vardır unutmayalım. Örneğin para kazanırsak barınma yeme içme gibi ihtiyaçları halledebiliriz bunun yanında manen kendimizi önemli, topluma ait ve statü sahibi hissederiz.
İlişiklerde ihtiyaçlarımızla yakından ilişkilidir. Neye ihtiyacımız varsa o şekilde ilişki yaşarız. Bir kadın ve erkek düşünün, ikisinin de maddi durumları oldukça iyi kadın güzel erkek yakışıklı, ilişkinin gidişatı ise 5 yıldır yukarıda bahsettiğimiz tekne gibi alabora ve hep fırtınaya giden balıkçılar gibi. Aslında bitmesi gereken sağlıklı olmayan bir ilişkiden bahsediyoruz. Peki ya neden bitiremiyoruz? Bu kadın ve erkeğin bir şeye ihtiyacı var; ait olmak ,şefkat, sevgi, değer, toplumsal kabul vb.. Bununla bağlantılı içsel tehditlerimiz var bitiremememizdeki sebeplerin altında. Örneğin; eleştirilirim, değersizleşirim, kabul görmem, yalnız kalırım, kendime yetemem, sevilmem bunları daha da arttırabiliriz.
İlişkinizde ciddi problemler yaşıyor, her yolu denemenize rağmen iyileşme görmüyor ve ilişkiyi sonlandırmak istiyor ancak bunu yapamıyorsanız öncelikle aşağıdaki tabloya bakarak ihtiyaçlarınızı 1’den 10’a kadar numaralandırınız. Şimdi de diğer tablodaki ilişkiyi bitirdiğinizde karşılaşacağınız içsel tehditlerinizi bulunuz, bu bir tane de olabilir birden fazla da.
İhtiyaç İçsel Tehdit
Sevgi Eleştirilirim
Saygı Var olamam
Güven Ortada kalırım
Bağlılık Değersizleşirim
Aidiyet Sevilmem
Şefkat Kabul görmem
Değer Kendime yetemem
Samimiyet Yalnız kalırım
Hoşgörü Ötekileşirim
Güç Daha iyisini bulamam

Şimdi de tekrar ihtiyaçların olduğu tabloya bakarak ihtiyaçlarınızın kaç tanesi sizin ilişkinizde sağlanıyor bunu kontrol ediniz. Ve şimdi de daha önceki ilişkilerinizin bittiğinde hangi içsel tehditle direkt olarak yüz yüze geldiğinize geriye dönüp bir hatırlamaya çalışınız.
Burada yapmış olduğumuz şey aslında sadece biraz farkındalıktı. Önemli olan ilişkilerinizde öncelikle kendi ihtiyaçlarınızı bilmek ve bu ihtiyaçların karşılanmasını, eşiniz dostunuz vs. kişilerden beklemek yerine kendi çözümünüzü üretebilmek. Bununla beraber içsel tehditlerin çoğunun mantıkdışı olduğunu görebilmenizdi. Belki aklınıza sevgiye ihtiyacım var bunu nasıl karşılayacağım sorusu düşmüş olabilir. Evet her insanın sevilmeye, güven duymaya, ait olmaya vs. ihtiyacı vardır. Ancak bunun dozunu karşınızdaki kişi bilemeyebilir ya da bu ihtiyacınızı fark edemeyebilir. Doğrudan bunu anlatmış olsanız da yine de bu ihtiyacınızı karşılayamayabilir. Dolayısıyla yine aynı yere geliyoruz, etrafımızdaki insanlar bizim ihtiyaçlarımızı yeterli şekilde karşılayamayabilir, bunu zorlarsak da ciddi çatışmalar çıkabilir. O zaman yapacak bir işimiz daha var. Şimdi de neden şu veya buna ihtiyacınız olduğunu bulmaya çalışın. Biraz daha geçmişe gidin ve anne-babanızla olan ilişkilerinize bakın. Tamamlanmayan hangi ihtiyacınız vardı? Belki de onları tamamlamak istiyorsunuzdur farkında olmadan.
Kendimizin ve ihtiyaçlarımız farkında olursak işler daha kolaylaşacaktır. Netice de bu ilişkide karşı taraftan alamadığınız ihtiyacı bir başka kişiyle yaşayacağınız ilişkide alabileceğinizin garantisi de yok. Yani ilişkiyi bitirip, kendinizi tanıma fırsatını kendinize vermez, olduğu gibi bırakırsanız yaşayacağınız diğer ilişkilerde benzer olacaktır. Bu yüzdendir “hep aynı tip insanlar beni buluyor” demeniz. Hayır! onlar sizi değil siz onları farkında olmadığınız halinizle seçiyor, beğeniyor ve buluyorsunuz.
Sağlıksız bir ilişki tüm hayatınıza etki edebilecek kadar güçlü yapıdadır. Çözüm bulmadığınız ve ruhsal dengenizi koruyabilmek, sağlıklı kararlar verebilmek adına bir uzmandan destek almanızı tavsiye ederim ve farkındalığın ciddi ölçüde iyileştirdiğini unutmayın.
Sevgiler.

Uzm.Psk.Gülşah Pınaroğlu