Etiket: kardeş

t1larg-sibling-rivalry

Kardeş Kıskançlığı

Kıskançlığın Tohumu atılmış diye filizlenmesine izin vermeyin !

Kıskançlık hepimizin, her yerde şahit olabileceği; çevremizde ve kendimizde sıkça görebileceğimiz en olağan duygudur. Kıskançlığın tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Burada kıskançlığın ilk deneyimlenmeye başladığı dönemi ele alalım; çocuklardaki kardeş kıskançlığını…
Tarihin en akla gelir örneklerinden biri Habil ile Kabil olayıdır. Bu olay iki kardeşin bile birbirinin canını yakacak derecede kıskançlık duygularıyla karşılaşabileceğini gösterir. Yine tarihten kardeş kıskançlığına bir örnek vermek gerekirse; Hz.Yusuf’un kardeşlerinin kıskançlık sebebiyle onu kuyuya atarak ölmesini istemelerini verebiliriz. Bu hikaye kardeş kıskançlığına en güzel ama en acı örneğidir.Hz.Yakup ‘un oğlu Yusuf’a gösterdiği özel ilgi ve sevgi diğer kardeşlerin kıskançlık duygularını perçinleyerek,babaya sahip olma ve kaybetmeme arzusundan çıkan öfkenin nelere sebep olabileceği tarihte de çok açık bir şekilde yaşanmıştır.
Genellikle tek çocuğun uzun bir süre ebeveynin göz bebeği olduğu bir durumda yeni gelen bir aile üyesi yani kardeş bir kriz ortamının zeminini hazırlamaktadır. Yeni gelen bebeğin ilgiye muhtaç olduğu o dönemlerde aile fertleri mecburen ona odaklanır. Bu büyük çocuk için bir tehdittir.Anne-babayı kaybetme korkusunu ilk deneyimlediği andır bu da kıskançlık tohumlarının ufak ufak filizlenmesi anlamına gelir.Çocuk vakti zamanında bir padişahken, el üstünde tutulan tek kişi iken yeni gelen aile üyesinin tahta geçmesiyle bütün saltanat biter.Bu durum büyük çocuk için hazmedilebilir bir şey değildir ve kardeşe karşı kıskançlığın getirdiği bir öfke, davranış değişiklikleri,(özellikle bebek gibi davranma) mutsuzluk vb. durumlar yaşanır.
Ailede ikiden fazla çocuk varsa da bu ortanca çocuk içinde fazla zorlu bir süreçtir. Ortanca çocuklar genellikle büyük çocuğun altında ezilme hissi yaşarken bir yandan da en küçüğüne karşı bir üstünlük duygusu olacağından nasıl davranacağını ve ne yapacağını bilemediği bir bocalama dönemine girer.Bu çocuklar genelde; kararsız,sorumluluk almaktan çekinen,detaycı bir kişilik özelliği göstermeye başlar.
Ebeveynler her çocuğunu eşit gördüğünü ifade etse de ister istemez bir favori çocukları mutlaka vardır. Bu durum çocuklar arasında çok kolay fark edilebilir.Örneğin; “anne –baba beni seviyor musun?” gibi sorular bir şeylerin ters gittiğinin işaretidir.
Kardeş kıskançlığı asıl olarak; çocuğun değil ailenin davranışlarıyla ortaya çıkan bir durumdur. Anne-baba ancak tüm çocuklar arasında eşit davranış ve duygu hali gösterebilirse ancak kardeş kıskançlığının önüne geçebilir. Diğer bir deyişle; çocuklar ebeveynin davranış yanlışlıklarının mağdurudur.
Kardeşler arasında yaşanan bu kıskançlık ileride çocuğun sosyal ilişkilerinde de büyük ölçüde problem yaşamasına sebep olabilir. Kıskançlık duyguları öfkeyi de beraberinde getireceğinden yine çocukluktan erişkinliğe geçen çocuğun hayatını sekteye uğratacak kötü deneyimler yaşama ihtimali vardır.Öfkeyi dışavurum dolayısıyla yetişkinlik döneminde sert bir sonlanışla kendini gösterebilir.

Kardeş kıskançlığına sebebiyet vermemek ve kıskanç bir birey yetiştirmemek için;
-Yeni doğacak olan bir bebek var ise; daha anne karnındayken büyük çocuğun onunla bağlantı kurmasını sağlayacak ortam ve konuşma yapılmalıdır. Yani kardeşin gelişine önceden hazırlanmalıdır.
-Büyük çocuğa bebeğin ilgi gösterilmesi gerektiğinin sebepleri, buna ihtiyacı olduğunu yine açık bir şekilde ifade edilmelidir.
-Kardeşler arası en ufak bir kıyaslama dahi yapılmamalıdır.
-İlgi ve duygusal aktarım kardeşlere eşit bir şekilde verilmelidir.
-Yeni doğan kardeşin büyük çocukta yarattığı duygu genellikle sevginin azalacağına, ebeveyni kaybetme korkusuna dairdir.Bu yüzden sevginizin azalmadığını ve hep yanında olunacağına dair konuşmalar, davranışlar sergilenmelidir.Bu çocuk-ebeveyn arasındaki güven bağını sağlamlaştırır.
-Çocukların daha sağlıklı birbirine bağlı ve sevgi dolu yetişebilmesi için kardeş krizi ortadan kalkmalıdır. Böyle bir sorunla karşı karşıya olanlar mutlaka bir psikologtan yardım almalıdır.

Biliyoruz ki; kıskançlık doğamızda var ancak onun bizde yarattığı diğer duygu hallerini de düşündüğümüzde bize büyük zararları da var. Bu yüzden çocukluk döneminde serpilmeye başlayan kıskançlığın yetişkinlik dönemimizde bize sorun çıkarmaması açısından önemsemeliyiz. Kıskançlıktan uzak olduğunuz sevgi dolu günlere…

Uzm.Psk.Gülşah Pınaroğlu